Dolar 32,2020
Euro 35,0069
Altın 2.504,53
BİST 10.643,58
Adana Adıyaman Afyon Ağrı Aksaray Amasya Ankara Antalya Ardahan Artvin Aydın Balıkesir Bartın Batman Bayburt Bilecik Bingöl Bitlis Bolu Burdur Bursa Çanakkale Çankırı Çorum Denizli Diyarbakır Düzce Edirne Elazığ Erzincan Erzurum Eskişehir Gaziantep Giresun Gümüşhane Hakkari Hatay Iğdır Isparta İstanbul İzmir K.Maraş Karabük Karaman Kars Kastamonu Kayseri Kırıkkale Kırklareli Kırşehir Kilis Kocaeli Konya Kütahya Malatya Manisa Mardin Mersin Muğla Muş Nevşehir Niğde Ordu Osmaniye Rize Sakarya Samsun Siirt Sinop Sivas Şanlıurfa Şırnak Tekirdağ Tokat Trabzon Tunceli Uşak Van Yalova Yozgat Zonguldak
İstanbul 21°C
Az Bulutlu
İstanbul
21°C
Az Bulutlu
Pts 22°C
Sal 25°C
Çar 23°C
Per 22°C

Sahici Olmak

Sahici Olmak

Hani, bazen bir işe öylesine dalarız, öylesine dalarız ki;  zamanın nasıl geçtiğini bilemez,o işi yaparken sadece işimize yoğunlaşır başka hiçbir şeyi düşünemediğimiz bir zaman olur ya, işte o anı ‘sahici olmak’ diye tanımlıyoruz.

İnsanlar sevdiği işi yaparken, elinden gelenin en iyisini ortaya koyarak, üretmekten ziyade, adeta bir sanatçı gibi yaratırlar.  İş yapmak, eylem halidir. Eylem yaparken, zihin sadece yapılan eylemle meşgul olduğundan düşünceler, olay mahalline dahi yaklaşamazlar. Öyleyse,  yaratıcı eylem esnasında zihin düşüncelerden aridir. Bu duruma, ‘zihnin durması,’ deniyor. Yıldırım akan düşünceler olay mahallinde olmadığında yani zihin durduğunda, kalbin kısık sesi duyulmaya başlar. Kalbin sesi, yani duygularımızı hissederiz. Negatif düşüncelerin olmadığı zamanda hissettiğimiz duygular muhteşemdir ve kendimizi harika hissettiğimiz anlardır.

Olayı tersinden okursak, sevdiği işi yapan insan, elinden gelenin en iyisini yaparken, eylem süresince kafasına negatif düşünceler musallat olamaz.  Düşüncelerin oluşturduğu kaos ortadan kalkınca, insan kalbinin sesini duyabilir hale gelir. Kalbin yegâne talebi hoş olmaktır. Bu yüzden kalbiyle buluşabilenler, olması gereken gibi olmak yerine, sahici olurlar.

Sahici olamayanlar, düşüncelerin tesiri altında yaşarlar. ‘Eğer beyninizin önüne onun hoşlanabileceği bir şey koymazsanız, beyin, hayır- olmaz ya da şer üretir,’ demişler. Hepimizin bildiği gibi bir iş tutmayanların kafasında, bin türlü düşünce dolaşır. Bu düşüncelerin önemli bölümü de negatif olup bin bir şüphe içerir. Negatif düşünceler karamsarlık ve korku üreten bir fabrika gibidir.

İnsanı korkutan negatif düşünceler, vücuda; ‘derhal tedbir al!’ emri verirler. Bu emri alan vücut derhal hormonları aktive eder. Bir anda düşünce kimyasal etkiye dönüşmüş olur. Vücudu tedbir almaya davet etmek, adeta vücudu zehirlemek gibidir. Mekanizma ortada; sevdiği bir işle meşgul olmayanların kafasına üşüşen negatif düşünceler vücudu zehirliyor.

Zaten bu mekanizmayı yıllar önceden gören Freud; “Ruh sağlığı eşittir; çalışmak ve sevmektir,” demiş.

[author image=”https://www.kulecanbazi.com/wp-content/uploads/2014/11/huseyin-guducu.jpg” ]Hüseyin Güdücü
drguducu@hotmail.com[/author]

YORUMLAR

Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu yukarıdaki form aracılığıyla siz yapabilirsiniz.