DOLAR 6,7037
EURO 7,5037
ALTIN 372,61
BIST 108.097
Adana Adıyaman Afyon Ağrı Aksaray Amasya Ankara Antalya Ardahan Artvin Aydın Balıkesir Bartın Batman Bayburt Bilecik Bingöl Bitlis Bolu Burdur Bursa Çanakkale Çankırı Çorum Denizli Diyarbakır Düzce Edirne Elazığ Erzincan Erzurum Eskişehir Gaziantep Giresun Gümüşhane Hakkari Hatay Iğdır Isparta İstanbul İzmir K.Maraş Karabük Karaman Kars Kastamonu Kayseri Kırıkkale Kırklareli Kırşehir Kilis Kocaeli Konya Kütahya Malatya Manisa Mardin Mersin Muğla Muş Nevşehir Niğde Ordu Osmaniye Rize Sakarya Samsun Siirt Sinop Sivas Şanlıurfa Şırnak Tekirdağ Tokat Trabzon Tunceli Uşak Van Yalova Yozgat Zonguldak
İstanbul 20°C
Gök Gürültülü

Kötü Çevre Herkesi Olumsuz Etkiler Mi?

Kule CANBAZI
Hayata farklı bakıyor. Biraz da farklı haberler okuyalım diyorsanız. Doğru yerdesiniz.
30.04.2018
30
A+
A-

Lanetli şehir, Sodom’un hikayesini duyan bir aziz, oraya gitmeye karar vermiş. (Bilindiği gibi bu şehirde, her türlü günah aleni işleniyor, ahlaksızlık yapılıyor, kötülük hatta sapıklık bile sıradan hale gelmiş.) Aziz, nerede bir kötülük, günah, sapıklık görürse; hemen orada durup dua ediyor ve insanları doğru yola getirmek için vaaz ediyormuş.

Aziz, uzun yıllar bıkmadan usanmadan bu şekilde devam etmiş. Bir arkadaşı, Aziz’in yaptıklarının bir işe yaramadığını görüyor, çabalarının beyhude olduğunu fark ediyormuş. Bir gün, “Bütün çabana rağmen zerrece bir değişiklik yaratmadığın halde, niçin hala devam ediyorsun,” diye sormuş.

Aziz: “Ben, onlar benim gibi olsun diye değil, ben onlar gibi olmayayım diye bunları yapıyorum. Bu yüzden ben bunu sürdürmeye devam edeceğim,” demiş.

Hikayedeki Aziz, kötü çevreden kendini korumak için böyle bir yöntem bulmuş.

Peki, çocuğunu kötü çevreden korumak isteyenler nasıl bir yöntem kullanmalı?

Öncelikle, kötü çevre herkesi olumsuz etkiler mi?

Hayır!

Sadece etkilenmeye yatkın olanı etkiler. Kendinden emin olan biri, kötü çevreden etkilenmez.

Çocuğunu ‘Kötü çevreden’ korumak isteyenler, onu izole etmeye çalışmak yerine, ona doğruyu yanlışı öğretirken kararlı davranmak zorundadır. Oysa pek çok aile, kararlı davranmak yerine, o anki ruhsal durumuna göre davranıyor. Örneğin; eğer anne babanın keyfi yerindeyse çocuk o gün paşa, yok canı sıkkınsa, baş belası, mal! Bir gün doğru olan, öbür gün, büyük bir suç olabiliyor, bugün kabahat sayılan, yarın hoş görülebiliyor. Hele aciz anne babalar, itiraz eden çocuğuna teslim oluyorlar. Böyle bir tutumla çocuğa doğruları belletmek mümkün değildir. Kararlı olmak, çocuğa sınırlarını bildirmektir. Sınırlarını net olarak bilen bir çocuk, kendini buna göre şekillendirir.

Neyin doğru neyin yanlış olduğu zaten görecelidir. Herkesin doğrusu biraz farklıdır. Elbette herkes kendi doğrularını çocuğuna aktaracaktır.

Kendi doğrularını, çocuğuna kararlı bir biçimde aktarabilenler, bu doğruları, çocuğun benliğinin derinlerine işlenmiş olurlar. İşte o zaman çocuk kötü çevreden etkilenmez.

[author image=”https://www.kulecanbazi.com/wp-content/uploads/2014/11/huseyin-guducu.jpg” ]Hüseyin Güdücü
drguducu@hotmail.com[/author]

YAZARIN EKLEMİŞ OLDUĞU YAZILAR
28 Ağustos 2014
9 Şubat 2014
13 Şubat 2014
YORUMLAR

Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu yukarıdaki form aracılığıyla siz yapabilirsiniz.