DOLAR 6,6904
EURO 7,4949
ALTIN 371,98
BIST 108.097
Adana Adıyaman Afyon Ağrı Aksaray Amasya Ankara Antalya Ardahan Artvin Aydın Balıkesir Bartın Batman Bayburt Bilecik Bingöl Bitlis Bolu Burdur Bursa Çanakkale Çankırı Çorum Denizli Diyarbakır Düzce Edirne Elazığ Erzincan Erzurum Eskişehir Gaziantep Giresun Gümüşhane Hakkari Hatay Iğdır Isparta İstanbul İzmir K.Maraş Karabük Karaman Kars Kastamonu Kayseri Kırıkkale Kırklareli Kırşehir Kilis Kocaeli Konya Kütahya Malatya Manisa Mardin Mersin Muğla Muş Nevşehir Niğde Ordu Osmaniye Rize Sakarya Samsun Siirt Sinop Sivas Şanlıurfa Şırnak Tekirdağ Tokat Trabzon Tunceli Uşak Van Yalova Yozgat Zonguldak
İstanbul 20°C
Gök Gürültülü

Koronavirüs Stresi İle Nasıl Baş Edebiliriz?

Koronavirüs Stresi İle Nasıl Baş Edebiliriz?
23.03.2020
45
A+
A-

Yeni yılla birlikte doğal afetler, savaşlar, göçler, kazalar derken son olarak tüm dünyada hızla yayılan yeni bir salgınla, korona virüs ile tanıştık. İlk olarak Çin’in Wuhan şehrinde görülen bu virüs, son zamanlarda ülkemizi de etkisi altına aldı. Peki, bu salgınla nasıl mücadele etmeliyiz?  Uzman Psikolog Elif Sağlam ruh sağlımızı koruma yöntemleri konusunda bilgi verdi.

Hayatımıza bir anda giren ve bir süre daha etkisini sürdüreceği düşünülen koronavirüs hakkında yeterince bilgi sahibi değiliz. Bu salgının ülkemizde ne boyutlara ulaşabileceği bilinmezken, halen bir tedavisi de bulunmuyor. Kişisel hijyen, sosyal mesafe gibi beden sağlığımıza yönelik önlemleri alırken ruh sağlığımızı da ihmal etmemek gerekiyor.
Geleceğe dair bu belirsizlik ortamı, toplumsal olarak kaygı düzeyimizi de etkiliyor.

BELLİ DÜZEYDE KAYGI BİZİ KORUR!

Kaygı bizi koruyan, tehditlere karşı duyarlı hale getiren, hayatta kalmamıza yarayan bir duygudur. Bunun yanında kaygının düzeyi, işlevselliğini önemli ölçüde etkilemektedir. Kaygı, belli bir düzeye kadar kendimizi korumak, bilgi edinmek ve önlem almak için motivasyon sağlarken, kişisel hijyen ve sosyal izolasyon gibi önlemlere karşı hassasiyet göstermemizi sağlar.

AŞIRI KAYGI VE STRESS BAĞIŞIKLIK SİSTEMİMİZİ OLUMSUZ ETKİLER

Kaygı bizi koruyacak düzeyin üzerine çıktığında ise sağlığımızı olumsuz etkilemeye başlar ve hastalığa direnme gücümüzü kaybederiz. Yoğun stres, bağışıklık sistemimizi düşürdüğü için birçok hastalığa yakalanma ihtimalini de arttırır. Hastalıktan korktuğumuz için kaygılanıp, bu kaygıyı aşırı düzeyde yaşadığımızda yoğun bir strese maruz kalarak hastalığa daha da açık bir hale gelmiş oluruz.

GERÇEK DIŞI BİLGİLER KAYGI DÜZEYİMİZİ ARTTIRIR!

Bu süreçte kaygımızın en çok artmasına sebep olan durumlardan biri, sosyal medyada yayılan gerçek dışı bilgilere çok sık maruz kalmamız. Her gün yeni felaket senaryolarının yazıldığı, doğru bilginin yanlış olandan ayırt edilmesinin çok güç olduğu kaynaklardan bilgi edinmeye çalışmak, bu süreçte psikolojik olarak bireylerin kaygı düzeyini arttırırken, toplumsal olarak da panik halinin yaşanmasına neden olmakta. Bu nedenle güvenilir kaynaklardan bilgi edinmek önem taşıyor.

“BANA BİR ŞEY OLMAZ”YA DA “KESİN BENİ BULUR” DEMEYİN!

Hastalığa yakalanma ihtimalini küçümseyerek “Bana bir şey olmaz” düşüncesiyle kişisel tedbirleri almamakla, “Kesin beni bulur” düşüncesi ile hayatı sadece bu hastalıktan ibaretmiş gibi algılamak da işlevsel olmayan kaygı düzeyleridir.

Sağlıklı olan kaygı düzeyi ise, gereken önlemleri almamız için gerekli motivasyonu sağlamalı, aynı zamanda günlük işlevleri bozmayacak düzeyde olmalıdır.
Bu salgına karşı göstermemiz gereken mücadelede beden ve ruh sağlığının bir bütün olduğu unutulmamalıdır. Bedenimizi tehditlerden korumaya yönelik alınacak tedbirlerin yanında, ruh sağlığımızı korumaya yönelik öneriler de oldukça önemli. Peki, bu süreçte ruh sağlığımızı korumak adına neler yapılabilir?

SOSYAL DESTEĞİ SÜRDÜRÜN

Teknolojiden ölçülü faydalanmanın tam zamanı! İnternet ve telefonları kullanarak sevdikleriniz ile iletişimi evden sürdürmeye devam edin.

SOSYAL MEDYA TAKİBİNİ AZALTIN

Yalnızca güvenilir kaynaklardan gündemi takip edin; doğruluğu kesin olmayan bilgilerin paylaşımına katkıda bulunmayın.

KAYGINIZI ARTTIRAN KONUŞMA VE KİŞİLERDEN UZAK DURUN

Bunun yerine hobilerinize vakit ayırın; kitap okuyun, film izleyin, müzik dinleyin, stresten uzak durun, kalabalık ortamlara girmeyin.

KENDİNİZE ZAMAN AYIRIN

Öncesinde yeterince vakit bulamadığınız işleriniz ve ilgi alanlarınıza yönelmenin tam zamanı! Evde kalmayı kendinize zaman ayırmak için fırsata dönüştürün.

SAĞLIĞINIZA VAKİT AYIRIN

Stres azaltıcı özelliği olan nefes ve gevşeme egzersizleri yapın, spor yapın, uyku düzeninize dikkat edin, sağlıklı beslenin, bol sıvı tüketin ve kişisel hijyeninize her zamankinden daha fazla dikkat edin.

YORUMLAR

Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu yukarıdaki form aracılığıyla siz yapabilirsiniz.