DOLAR 17,9331
EURO 18,4099
ALTIN 1038,937
BIST 2864,25
Adana Adıyaman Afyon Ağrı Aksaray Amasya Ankara Antalya Ardahan Artvin Aydın Balıkesir Bartın Batman Bayburt Bilecik Bingöl Bitlis Bolu Burdur Bursa Çanakkale Çankırı Çorum Denizli Diyarbakır Düzce Edirne Elazığ Erzincan Erzurum Eskişehir Gaziantep Giresun Gümüşhane Hakkari Hatay Iğdır Isparta İstanbul İzmir K.Maraş Karabük Karaman Kars Kastamonu Kayseri Kırıkkale Kırklareli Kırşehir Kilis Kocaeli Konya Kütahya Malatya Manisa Mardin Mersin Muğla Muş Nevşehir Niğde Ordu Osmaniye Rize Sakarya Samsun Siirt Sinop Sivas Şanlıurfa Şırnak Tekirdağ Tokat Trabzon Tunceli Uşak Van Yalova Yozgat Zonguldak
İstanbul °C

Görmezden Gelebilmek

Kule CANBAZI
Hayata farklı bakıyor. Biraz da farklı haberler okuyalım diyorsanız. Doğru yerdesiniz.
26.04.2014
338
A+
A-

Beş arkadaş, bir haftalığına bir av partisine gitmişler. Aralarında bir anlaşma yapmışlar. Buna göre, kura ile seçilecek bir kişi çadırda kalacak, yemekleri hazırlayıp, bulaşıkları yıkayacakmış. Kurada, mutfak işine bakacak kişi belirlendikten sonra, eğer diğerlerinden biri, yapılan yemeği beğenmediğini söylerse, söyleyen mutfak işine geçecekmiş. Kura çekilmiş ve George’a mutfak nöbeti çıkmış. Arkadaşları ava giden George, kaderine küsmüş, çadırda yemek hazırlamaya koyulmuş.

İkinci gün mutfak işinden iyice bunalan George, bu işten kurtulmanın yolunu aramaya başlamış. ‘En iyisi bir soğan çorbası yapıp, içine de biraz kaka karıştırmak. O zaman nasıl olsa birisi yaptığımdan şikâyet eder. Ben de mutfak işini ona bırakırım ve ava çıkarım,’ diye düşünmüş.

Düşündüğünü yapmış, akşam çorbaları servis etmiş.  Joe çorbadan bir kaşık alınca iğrenç kokuyu duymuş ve “Aman aman! Bunun tadı bok gibi!” demiş. Ancak hemen aralarında yaptıkları anlaşmayı hatırlayıp, “Tadı bok gibi ama ben sevdim,” demiş.

Eğer kişi hayatından memnun olmadığı halde, bunu görmezden gelip, durumu idare ediyorsa, tıpkı hikâyedeki Joe gibi davranmaktadır.

Şimdi biri çıkıp, “İyi de kardeşim! Hayatta sürüyle yanlış var, eksik var. Ayrıca benim hangi şartlarda büyüdüğünden senin haberin var mı? Üstelik yanlışların, eksikliklerin ve kötü koşulların sorumlusu ben değilim. Ben mağdurum. Benim enim boyum bu kadar. Yapacak bir şey yok. Ben idare etmeyeyim de, kim etsin?” diye itiraz edebilir. Bu itiraz haklı görünebilir ama anlamlı değildir.

‘Ben mağdurum,’ diyenler; hayatımın kötü olduğunu biliyorum, ama ben aciz ve çaresizim, bu yüzden bir şey yapamam demiş oluyorlar. Kendini aciz ve çaresiz görenler, durumumu düzeltecek bir kurtarıcı ararlar. Ararlar ama çıkarları için kurtarıcı maskesi takmış çakallara harika av olurlar.

Şartlar ne olursa olsun, herkes kendi hayatında sorumludur. Hiçbir bahane bu gerçeği değiştirmeye yetmez. Yaşamına güzellikler katmaya niyetli bir insan bunu başarır.

Kendi hayatının sorumluluğunu alamayanlar, sadece hayatından şikâyet edip daha güzeli için kılını kıpırdatmazlar. Hal böyle olunca, iğrenç çorbaya razı olmak zorunda kalırlar.

[author image=”https://www.kulecanbazi.com/wp-content/uploads/2014/11/huseyin-guducu.jpg” ]Hüseyin Güdücü
drguducu@hotmail.com[/author]

YAZARIN EKLEMİŞ OLDUĞU YAZILAR
YORUMLAR

Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu yukarıdaki form aracılığıyla siz yapabilirsiniz.