Dolar 32,2020
Euro 35,0069
Altın 2.504,53
BİST 10.643,58
Adana Adıyaman Afyon Ağrı Aksaray Amasya Ankara Antalya Ardahan Artvin Aydın Balıkesir Bartın Batman Bayburt Bilecik Bingöl Bitlis Bolu Burdur Bursa Çanakkale Çankırı Çorum Denizli Diyarbakır Düzce Edirne Elazığ Erzincan Erzurum Eskişehir Gaziantep Giresun Gümüşhane Hakkari Hatay Iğdır Isparta İstanbul İzmir K.Maraş Karabük Karaman Kars Kastamonu Kayseri Kırıkkale Kırklareli Kırşehir Kilis Kocaeli Konya Kütahya Malatya Manisa Mardin Mersin Muğla Muş Nevşehir Niğde Ordu Osmaniye Rize Sakarya Samsun Siirt Sinop Sivas Şanlıurfa Şırnak Tekirdağ Tokat Trabzon Tunceli Uşak Van Yalova Yozgat Zonguldak
İstanbul 21°C
Az Bulutlu
İstanbul
21°C
Az Bulutlu
Pts 22°C
Sal 24°C
Çar 23°C
Per 23°C

Düşünen İnsan Öfkelenir

Düşünen İnsan Öfkelenir

Bir tehdide maruz kaldığını düşünen insan öfkelenir. Öfke duygusu, tehdide karşı koymak için, vücudu hazırlayan mekanizmayı başlatır. Böylece kişi tehdidi bertaraf etmek için bir tepki verir.

Nelerin tehdit olduğu, hangi tehdide nasıl tepki vereceği, insanlara çocukluğunda bir kalıp halinde öğretilir. Ailelerin ve toplumların, olaylara verdiği anlam farklı olduğundan, insanların tehdit ve tepki anlayışı farklıdır.

Önce tehdidin ne olduğunda bakalım. Fiziki saldırıların, gerçek bir tehdit olduğu tartışılmaz. Psikolojik saldırı, yani hakarete uğramak tehdit midir?  Eğer tehdit ise, hakaret nedir ne değildir tartışması başlar.

Hakareti; şahsın kutsalına saldırı, diye tanımlayalım. Bu sefer de, ‘kutsal nedir, ne değildir,’ tartışması başlatmış oluruz.  İnsanlara kutsalın ne olduğu çocukluğunda öğretiliyor.

Şöyle çevremize bir bakacak olursak, insanımızın çok sayıda kutsalı olduğunu görebiliriz. Bunun nedeni; çocukların, sen; güzelsin, edeplisin, namuslusun, akıllısın, kurnazsın, başarılısın, güçlüsün, cesursun, cömertsin, dürüstsün, iyi kalplisin, büyükleri sayansın, küçüklerini sevensin, Türk’sün, Müslümansın, beyaz ırktansın, vs. diye, kutsal torbasının ağzına kadar doldurulmuş olmasıdır.

Çocuk, kendisine emanet edilen bu kutsalları,  taşımak ve kollamak için canla başla çabalayacaktır. Eğer bunların herhangi birine en ufak bir halel gelirse, kendinden bekleneni verememiş olacaktır. Bu yüzden hem suçluluk duyacak, hem de yakınlarının sevgi ve saygısını yitirmekten korkacaktır.

Böyle bir insan için, herhangi bir kutsalına, en ufak suçlama, hatta ima bile, kendisine saldırı anlamına gelecektir. Saldırıya uğradığını düşünen, öfkelenir. Saldırıyı bertaraf etmek için derhal tepki verir. Bu tepkinin karşı taraftaki etkisi ile olay zincirleme sürecektir.

Etrafımız, abartılı miktarda kutsalını korumaya çalışan, alıngan insanlarla çevrili. İnsanlar bir yandan kendi kutsalına saygı gösterilmesini isterken, bir yandan da başkalarının kutsalına hoyratça, pervasızca saldırıyorlar. Bu durumda insanlar arası ilişkiler, saldırı ve savunma, yani tepkiden öteye gidemiyor.

Kutsalların toplamına, imaj deniyor. Tüm mücadele imajı korumak için veriliyor. Peki, bu imaj, ‘can’ mıdır? Yoksa sadece ‘can’ın üstünü örten bir kılıf mıdır? Hadi kılıfta anlaşalım. İnsanı kılıf olarak görenler birbirine tepki gösterirken, insanı ‘can’ olarak görenler, usul usul izah ederler.

[author image=”https://www.kulecanbazi.com/wp-content/uploads/2014/11/huseyin-guducu.jpg” ]Hüseyin Güdücü
drguducu@hotmail.com[/author]

YORUMLAR

Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu yukarıdaki form aracılığıyla siz yapabilirsiniz.