Dolar 32,4249
Euro 34,4925
Altın 2.446,61
BİST 9.704,54
Adana Adıyaman Afyon Ağrı Aksaray Amasya Ankara Antalya Ardahan Artvin Aydın Balıkesir Bartın Batman Bayburt Bilecik Bingöl Bitlis Bolu Burdur Bursa Çanakkale Çankırı Çorum Denizli Diyarbakır Düzce Edirne Elazığ Erzincan Erzurum Eskişehir Gaziantep Giresun Gümüşhane Hakkari Hatay Iğdır Isparta İstanbul İzmir K.Maraş Karabük Karaman Kars Kastamonu Kayseri Kırıkkale Kırklareli Kırşehir Kilis Kocaeli Konya Kütahya Malatya Manisa Mardin Mersin Muğla Muş Nevşehir Niğde Ordu Osmaniye Rize Sakarya Samsun Siirt Sinop Sivas Şanlıurfa Şırnak Tekirdağ Tokat Trabzon Tunceli Uşak Van Yalova Yozgat Zonguldak
İstanbul 26°C
Parçalı Bulutlu
İstanbul
26°C
Parçalı Bulutlu
Sal 23°C
Çar 21°C
Per 19°C
Cum 16°C

“Evlenmek” mi Yoksa “Eş Olmak” mı?

“Evlenmek” mi Yoksa “Eş Olmak” mı?

Günümüz evliliklerinde yaşanan sorunların temelinde ‘’çift olamamak’’ bulunuyor.

Birlikte geçirilen zamanların azalması, çocukların sorumlulukları altında boğulma duygusu, ev hayatında yaşanan rutinler, eşlerin ailelerinin müdahil tavırları ve maddi sıkıntılar, beraberinde sabırsız  yaklaşımları ve saygı noksanlığını getirmekte.

Unutulan temel bir durum var ki; evlilik bu sorumlulukların hepsini bilip, kabul edip, hayata bir çift olarak devam etme kararı almaktır. Her birey ve evlilik kendine özeldir. Yaşanmışlıklar, yapılanmalar doğrultusunda gelişir ve ilerler. Evlilik tek başınızayken yapamadıklarınızı birlikte yapabilme sanatıdır. Eşlerden birinizin deneyimlerine diğerinin cesaretini ekleyerek yapabileceklerinizin sayısını artırabilmenin bir yoludur.

Neden bir yastığa baş koymanın, iyi günde kötü günde birlikte olmanın, hastalıkta sağlıkta beraber olmanın sözünü kolayca veriyoruz da sorumlulukları yerine getirmede zorlanıyoruz?

Bu sorunun cevabı her evliliğin kendi içinde sakladığı şifrelerde gizli. Nikah masasından kalktıklarında alışkanlıklarının, kişisel düzenin, hayat görüşü ve değer yargılarının tamamen değişeceği gerçeği, bambaşka bir hayatın başlangıcı olan evliliğe hazırlanan çiftlerin sindirmesi gereken bir durumdur.

Anlaşmalar yaparak, kurallar koyarak, olasılıkları planlayarak evlilik başlangıcı yapmanın sağlam temel oluşturmayacağı düşüncesindeyim. İnsanlar gelişir, değişir, dönüşür ve her yaşın deneyimlerini yaşar.

Evlenmeden önce eşinizi karşınız alıp Cemal Süreya’nın   ‘’ben senin sevgilin, eşin, baban, ağabeyin, arkadaşınım. Biri bitse biri kalır… seni hiç bırakmayacağım.’’ Dizelerini içinize sindirerek okuyabiliyorsanız, sözcüklerin etkisiyle müstakbel eşinizin gözleri parlıyorsa testi geçtiniz; hemen evlenin!

İçinizden gelmiyorsa, evlenmek için henüz erken. Olgunlaşma zamanınız gelene kadar beklemelisiniz, ya da kalbinizi titretecek, sizi aniden olgunlaştıracak eşinizle karşılaşıncaya kadar.

Mutluluk hayatın ta kendisinde. Mutlu kalın.

[author image=”https://www.kulecanbazi.com/wp-content/uploads/2014/11/gamze-eser.jpg” ]Uzm.Psk.Gamze Eser[/author]

YORUMLAR

Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu yukarıdaki form aracılığıyla siz yapabilirsiniz.