Dolar 32,2133
Euro 34,8311
Altın 2.417,94
BİST 10.792,53
Adana Adıyaman Afyon Ağrı Aksaray Amasya Ankara Antalya Ardahan Artvin Aydın Balıkesir Bartın Batman Bayburt Bilecik Bingöl Bitlis Bolu Burdur Bursa Çanakkale Çankırı Çorum Denizli Diyarbakır Düzce Edirne Elazığ Erzincan Erzurum Eskişehir Gaziantep Giresun Gümüşhane Hakkari Hatay Iğdır Isparta İstanbul İzmir K.Maraş Karabük Karaman Kars Kastamonu Kayseri Kırıkkale Kırklareli Kırşehir Kilis Kocaeli Konya Kütahya Malatya Manisa Mardin Mersin Muğla Muş Nevşehir Niğde Ordu Osmaniye Rize Sakarya Samsun Siirt Sinop Sivas Şanlıurfa Şırnak Tekirdağ Tokat Trabzon Tunceli Uşak Van Yalova Yozgat Zonguldak
İstanbul 23°C
Az Bulutlu
İstanbul
23°C
Az Bulutlu
Cts 23°C
Paz 22°C
Pts 22°C
Sal 24°C

Beraat Etmek

Beraat Etmek

Beraat; suçsuz olduğunu kanıtlamak, aklanmaktır.Suçluluk çok yakıcı bir duygu olduğundan, ‘Suç samur kürkü olsa kimse giymez,’ demişler.

Dinler, suçluluk duygusunun oluşturduğu dayanılmaz yükü ve sorumluluğu taşımanın zorluğunu bildikleri için, insanları berat ettiren törenler düzenlemişlerdir. Hristiyanlardaki günah çıkarma işlemi, Müslümanlardaki berat kandili bu ihtiyacı karşılar.

Basit bir hatadan doğan suçluluk hissini taşımak büyük bir yük iken, birini öldürmek veya yaralamak gibi, büyük bir suç işleyenlerin bunu taşıması çok daha zordur. Bu yüzden büyük suç işleyenler, bunun bedelini her ne pahasına olursa olsun ödemenin, taşımaktan daha kolay olduğunu düşünüp, cezaya razı oluyorlar. Çünkü cezasını çekince, işlediği suçun bedelini ödemiş oluyor ve dünya kadar yükten kurtulmuş oluyor.

Ameliyat olmuş bir insan, ruhen çok büyük bir huzur duyarmış. Psikiyatristler bunu şöyle izah ediyorlar; kişi bilinç dışında kendine; ‘Tanrı, işlediğim suçlar ve günahlar nedeniyle beni hasta etti. Doktorlar beni iyileştirmek için,  bedenimi bıçakla kesti. Ben bedenimi bıçakla kestirerek cezamı çektim. Artık borçlarımı ödedim ve temize çıktım, şimdi anamdan yeni doğmuş kadar masumum,’ diyor.

Aynı suç, her insanda farklı derecede suçluluk duygusu yaratır. Bu farkın nedeni yetiştiriliş tarzıyla ilgilidir. Sıradan kabahatlerin dahi, çok büyük bir suç ya da günah sayıldığı ailelerde yetişen çocuklar, ufacık hatalarında bile büyük suçluluk duyarlar. Bu gibi insanlar yaptıklarını sorgulayıp suçluluk duyacakları bir hatayı mutlaka bulur ve ömür boyu suçluluk duygusuyla boğuşur dururlar.

Suç işleyenleri bekleyen ikinci büyük tehlike, toplumdan dışlanmaktır.  Toplumdan dışlanmak altından kalkılamayacak kadar büyük bir beladır. Suçlu olmak, iki devasa sorun demek olduğundan, insanlar haklı olarak, suçlu duruma düşmekten çok korkuyorlar. İşte, bunu fark eden uyanıklar, başkalarını hizaya getirmek ve istediklerini elde etmek için suçlamayı bolca kullanırlar. Bizde herkes diğerini hizaya getirme meraklısı olduğundan, sözlerimizin büyük çoğunluğu suçlama ve aklanma üzerinedir.  Suçlamayı en ustaca kullananlar; kendi isteklerini diğerlerine dayatmaya meraklı olan; çıkarcılar, arsızlar ve yüzsüzlerdir.

Suçlanan insan, başına gelecek büyük belayı sezip, anında savunmaya geçer.  O anda can havliyle, suçsuzluğunu kanıtlamak için, mantık dakikada elli gerekçe üretir. Kişi mantık oyunları ile suçlu olmaktan kurtulabilir ama beraat isteyenler kalbin onayına müracaat etmek durumundadır. Mantık zevahiri kurtarır belki ama hakkaniyetten sapmayan kalbin onayı olmazsa, kişinin içi rahat etmez.
[author image=”https://www.kulecanbazi.com/wp-content/uploads/2014/11/huseyin-guducu.jpg” ]Hüseyin Güdücü
drguducu@hotmail.com[/author]

YORUMLAR

Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu yukarıdaki form aracılığıyla siz yapabilirsiniz.