DOLAR 9,2388
EURO 10,8061
ALTIN 531,174
BIST 1432,8
Adana Adıyaman Afyon Ağrı Aksaray Amasya Ankara Antalya Ardahan Artvin Aydın Balıkesir Bartın Batman Bayburt Bilecik Bingöl Bitlis Bolu Burdur Bursa Çanakkale Çankırı Çorum Denizli Diyarbakır Düzce Edirne Elazığ Erzincan Erzurum Eskişehir Gaziantep Giresun Gümüşhane Hakkari Hatay Iğdır Isparta İstanbul İzmir K.Maraş Karabük Karaman Kars Kastamonu Kayseri Kırıkkale Kırklareli Kırşehir Kilis Kocaeli Konya Kütahya Malatya Manisa Mardin Mersin Muğla Muş Nevşehir Niğde Ordu Osmaniye Rize Sakarya Samsun Siirt Sinop Sivas Şanlıurfa Şırnak Tekirdağ Tokat Trabzon Tunceli Uşak Van Yalova Yozgat Zonguldak
İstanbul 18°C
Az Bulutlu

Ana Merkeziniz Neresi?

Kule CANBAZI
Hayata farklı bakıyor. Biraz da farklı haberler okuyalım diyorsanız. Doğru yerdesiniz.
10.06.2015
220
A+
A-

Köydeki işsiz genç, bir arkadaşının; ‘Şehirdeki hayvanat bahçesinde iş bulmak çok kolay,’ dediğini hatırlayıp, orada iş bulurum diye yola çıkmış. Hayvanat bahçesine gelip, iş başvurusunda bulununca, “iş yok,” demişler. İşsiz genç, “Ben her türlü işe razıyım, ne iş verirseniz yaparım,” deyince, yetkili; “Bizim gorilimiz öldü. Eğer goril kılığına girip, goril gibi davranmayı kabul edersen, seni iyi bir ücretle işe alabilirim,” demiş.

Genç adam işi hemen kabul etmiş, bir goril postu giyip, işe başlamış. Artık goril gibi davranıyor, kendine ait bahçedeki ağaca tırmanıyor,  ziyaretçileri eğlendirmeye gayret ediyormuş. Bir pazar günü, ziyaretçilerin çok olduğu anda, seyircilerin aşırı ilgisiyle aşka gelmiş, ağacın üzerinde numaralar yapmaya başlamış. Hoplayıp zıplarken, birden yan taraftaki aslanın bahçesine düşüvermiş. Korkudan ne yapacağını şaşırmış, tam imdat diye bağırmak üzereyken, aslan, kulağına eğilmiş ve yavaşça; “Hişşt sakın sesini çıkarma. Ben arkadaşınım. Ben de aslan postu giydim ve burada çalışıyorum. İkimizin işini de mahvetme demiş.

Bu iki arkadaş, iş gailesi için aslan ve goril postunu kuşanıp, aslan ve goril taklidi yaparak para kazanıyorlar ve geçimini böyle temin ediyorlarmış.

Acaba bizler de doktor, eczacı, mühendis, usta, kalfa, esnaf gibi meslekleri kuşanıp ona göre davranarak yaşamıyor muyuz? Bunu öylesine benimsemiş ve kanıksamış durumdayız ki, bu bize öylesine olağan geliyor ki, sanırım bu soru gözünüze saçma görünmüştür. İnsanlığımızın üzerimize kuşandığımız rolleri bir hatırlayalım. Cinsiyetimiz, uyruğumuz, dinimiz, milliyetimiz, mesleğimiz, medeni halimiz filan derken herkesin yığınla rolü mevcut.

Bu rolleri kuşanan bireye, ‘Eğer mutlu olmak istiyorsan; arzuların peşinden koş, daha itibarlı, daha güçlü, daha çok servet sahibi ol ki, daha konforlu bir hayat yaşa’ deniyor. Bir başka deyişle; ‘Dünya malına odaklan. Ana merkezin arzularınız ve nesneler olsun,’ deniyor. Mutluluğun tek yolu bu imiş, sanki insan sadece konfor ararmış gibi gösteriliyor. Oysa bir de başka bir yol daha var. Ana merkez nesneye değil de insanın özüne, yani nesneden özneye çevrilebilir.

Ana merkezi nesne olanlar, nesne zengini oluyor ve konforlu bir hayat, yaşıyorlar. Yaşıyorlar ama her şeyden çabucak sıkılıyor, hep daha fazlasını arayıp duruyorlar. Servet sahibi oluyor ama gönül fakiri oluyorlar. Ana merkezi insani özü olanlar; gönül zengini oluyorlar. Gönül zengini deyince, servet edinmeyi beceremeyip aza kanaat eden ve bunu kendini avutmak için söyleyenler kastedilmiyor. Gönül zengini; asla sükûn bulmayan arzuların pençesinden kurtulup, hiçbir zaman tatmin olmayan nesne hevesinden azat olmaktır. Daha ne olsun!
[author image=”https://www.kulecanbazi.com/wp-content/uploads/2014/11/huseyin-guducu.jpg” ]Hüseyin Güdücü
drguducu@hotmail.com[/author]

YAZARIN EKLEMİŞ OLDUĞU YAZILAR
YORUMLAR

Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu yukarıdaki form aracılığıyla siz yapabilirsiniz.