KAÇIRMA
Ana Sayfa / Yazar Cafe / Sonradan Görme Adam
Sonradan Görme Adam

Sonradan Görme Adam

Sonradan görme adam, oğlunu, en ünlü özel okula kayıt ettirmeye götürmüş. İlgililer karşılamış, işlemlere başlamışlar ve “Efendim, bizim okulumuzda birden fazla yabancı dil var. Siz hangi yabancı dili tercih edersiniz?” diye sormuşlar. Adam hiç tereddüt etmeden; “En yabancı hangisi ise onu tercih ediyoruz!” demiş.

Sonradan görmeler pek sevilmediğinden, onları hicveden pek çok fıkra ve hikâye vardır. Peki, onları neden sevimsiz buluruz?

İnsanlar belli bir amaç için yaşarlar. Genel olarak amaçlar; sağlıklı, mutlu, huzurlu bir yaşamdır. Amaçlara ulaşmada en etkili araç, paradır. Öyleyse amaçlarına ulaşmak isteyenler para kazanmak için hırsla, inatla, sebatla çalışmalıdır.

İnsanların amaçlarına ulaşmak için para kazanmak istemeleri, parayı sevmeleri çok normaldir. Para için üstün gayret göstermeleri de olağandır. Gel gelelim insanların, kazandıkları parayı nasıl kullandıkları işin rengini belirler. Genel olarak para iki şekilde kullanılır. Birincisi; parayı amaçlarına ulaşmak için bir araç olarak kullananlar. İkincisi; asıl amacını unutup, para kazanmayı amaç haline getirenler.

Para kazanmanın tadını almış ve paranın verdiği gücü tatmış olanların bazıları sadece parasını çoğaltmayı amaç edinerek, insani değerleri, olgunlaşmayı, sevmeyi, saymayı, görgü sahibi olmayı bir kenara koyarlar. Her şeyi para ile halledeceğinden çok emindirler. Bu kafayla özel okula gidince, hangi yabancı dili tercih edersiniz sorusuna, “En yabancı hangisi ise o olsun!” diye cevap verirler. Böyle bir davranış, şahsın para kazandığını ama görgüsünün zayıf kaldığını ortaya koyduğu için, toplum tarafından yadırganır ve sevimsiz bulunurlar.

“İhtiyaçların pençesindeki insanlar, özgür olamaz,” demişler. Önünde yığınla ihtiyacı olanlar,  tüm dikkatini ve enerjisini ihtiyaçlarını karşılamak harcarlar. İhtiyaçları karşılayıp, biraz daha fazlasını bulanlar, ukdelerini tatmin edebilme şansına sahip olurlar.  Günün birinde, hayallerini gerçekleştirebilenler,  durup düşünmeye, yeni bir yol aramaya başlayabilirler. İşte o zaman genellikle daha insanca tatminleri arayacaklardır.

Parayı ‘karnı tok, sırtı pek’ olmak için kazanmalı. Bu hale gelince, bir muhasebe yapabilenler; ‘En büyük zenginlik gönül zenginliği,’ diyeceklerdir. Gönül zenginliğinin muhteşemliğini fark edenler, sanırım başka zenginlik istemeyeceklerdir.

Yazar hakkında

Hüseyin Güdücü

drguducu@hotmail.com

loading...

Bunu Okuyun!

Yoksulluk Mutluluk Getirir mi?

Bir küp altını olan fakat pek neşesi olmayan bir aile varmış. Bir gün aile meclisi …

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir