Ana Sayfa / Yazar Cafe / Hayatın Dengesi
Hayatın Dengesi

Hayatın Dengesi

Yaşam kutuplardan oluşur. Bunlar; gece-gündüz, erkek-dişi, sıcak-soğuk, ışık-karanlık, sevgi-nefret, yaşam-ölüm, yüksek-alçak, yer-gök vb. Kutuplar birbirinin zıddı gibi görünse de aynı zamanda birbirinin tamamlayıcısı, destekçisi ve yardımcısıdır.  Tıpkı nefes alıp vermek, gibi, biri olmazsa öteki olmaz. Yaşam, kutupların dengesi ile mümkündür. Çinliler buna Ying-Yang dengesi derler.

Tüm canlılar gibi insan da kutupların çekimi altındadır. Bir kutuptan diğerine gider gelir. Eğer dengeyi tutturabilirse huzurlu olur.

Her şeyi tasnif etmeye bayılan mantık, kutupları da olumlu, olumsuz diye ikiye ayırır. Örneğin; ışığa olumlu, karanlığa olumsuz veya sevgiye olumlu, nefrete olumsuz, der. Mantıkla hareket edenler, buradan yola çıkarak, ben sadece olumlu olanları yaşamak, olumsuzdan kaçınmak istiyorum derler.

Olumsuzlardan kaçınmak, çok mantıklı görünür. Bu mantık yok mu bu mantık; ‘Bak dünyaya bir kere gelmişsin, acı, keder, kötülük, nefret senden uzak olsun,’ diyor, adeta ağzından bal damlıyor. Bu mantığın peşine takılmayan yanar.

Mantık böyle diyor ama hayat mantıksal değil ki! Mantık her yerde çuvallıyor. Şunu şöyle yaparsam, bunu da böyle yaparsam bayram olacak diyor, bir türlü iki ucu bir araya gelmiyor. Haydi, yeniden hesaplar kitaplar yapılıyor, yeni bayramlar planlanıyor, o gün geliyor, dağ fare doğuruyor. Mantık asla pes etmiyor hemen yeni bir proje sunuyor.

Mantık, hayatın bir kutuplu olabileceğini iddia ederek, hayatın gerçeğine çalım atılabileceğini sanıyor.  Nefret olmadan sevginin, derinlik olmadan yüksekliğin, ışık olmadan karanlığın, kadın olmadan erkeğin olabileceğini varsayıyor. Bu varsayıma göre tek kanatla uçulabilir! Yaşam acısıyla, tatlısıyla bir bütündür. Yaşamın bir parçasını olumsuz diye değerlendirmek, mantığın zavallılığıdır. Onlar yaşamın dengesini sağlayan kutuplardır.

Mantığın, kutupları olumlu- olumsuz diye nitelemesi, bir bütünü ikiye ayırmak anlamına gelir. Mantığın karakteri böyledir, bütünü parçalayarak öğrenmeye çalışır. Mantığı esas alanlar başka türlüsünün mümkün olamayacağını sanırlar. İş bu hale gelince, parçalara bakmaktan bütünü göremez olurlar.

Bir bütünü parçalara ayırıp, nitelemek, bizim farklı olduğumuzu vurgular. Evrenin bir bütün olduğunu görenler, hepimizin bütünün bir parçası olduğumuzu hatırlayacaktır.

Yazar hakkında

Hüseyin Güdücü

drguducu@hotmail.com

loading...

Bunu Okuyun!

Gösteriş Düşkünü

Fırtınaya kapılan bir gemi, okyanusun ortasında karaya vurmuş.

Rahatlama Çabası

Uykusuzluk çeken bir adamın şikayeti gün, gün artmış.

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir